Meyve Fidanı Dikimi

Meyve bahçesi tesisinin en önemli aşamasını fidan dikimi oluşturur. Fidan dikiminde yapılacak hatalar büyük kayıplara yol açar. Fidanın taşınması, dikim zamanı, dikim budaması ve fidan dikimi sırasında dikkat edilecek noktalar aşağıda kısaca açıklanmıştır.

FİDANIN TAŞINMASI

Eğer fidan alınan yer uzak bir yerse fidanı götürürken çok dikkat edilmelidir. Alınan fidanların köklerinin kurumaması için kök kısımları iyice sarılmalı, rüzgar ve güneşe karşı sıkıca korunmalıdır. Dikilecek yere getirilen fidanlar hemen dikilmeyecekse hendekleme yapılmalı, kesinlikle güneşe maruz bırakılmamalıdır. Çünkü çıplak kökler güneş ve kuru havaya maruz kaldıklarında çok çabuk kururlar. Dikim esnasında fidanlar açıkta bekletilmemeli, hendeklendikleri yerden alındıktan sonra hemen dikilmesine özen gösterilmelidir.

İYİ KÖKLENMİŞ BİR FİDAN

DİKİM ZAMANI

Fidanlar, sonbaharda yaprak dökümü ile ilkbaharda ağaçlara su yürümeye başlamasına kadar geçen devrede dikilir. En iyisi de kışı yumuşak geçen yerlerde sonbaharda, kışı sert geçen yerlerde ise erken ilkbaharda dikmektir. Fidanlar, ilkbaharda gövdelerine su yürümeden yerlerine dikilmiş olmalıdır.

Kışları çok sert olmamak koşuluyla kurak bölgelerde de sonbaharda dikimi daha iyi sonuç verir. Çünkü sonbaharda dikilen fidanların köklerindeki yaralar kışın kapanır ve emici kökleri meydana getirmek üzere hazırlanmış olur. Bunlar erken ilkbaharda dikilen fidanlara göre topraktan daha çabuk ve daha bol miktarda su alma yeteneğine ulaşacaklarından kuruma tehlikesi azaltılmış olur.

DİKİM BUDAMASI

Meyve fidanları dikimden önce mutlaka dikim budamasına tabii tutulur. Dikim budamasının amacı; fidanların söküm sırasında zedelenen, ezilen, kopan kök kısımlarını kökün sağlam yerinden kesmek, birbiri üzerine binen kökleri ayıklamaktır. Budamaya uygun olarak ağacın tacı ile kökü arasındaki dengeyi bozmamak için taç kısmından bir kısım dallar azaltılır.  Bu şekilde dalların uçlarında bulunan ve daha erken uyanan gözler kesilmiş olur ki, bu ağacın uyanmasını geciktirir ve fidanın tutumunu kolaylaştırır.

Dikim budaması yapılmayan fidanlar ilkbaharda gövde ve gözlerde toplanan besin maddelerinin yardımıyla çabucak sürer. Fakat sonradan kök henüz sürgün ve yaprakların su ihtiyacını karşılayamadığından kurumaya başlar. Bu nedenle dikim budamasını yapmayan çiftçilerimiz “Gün Dönmeden Fidanın Tutup Tutmadığı Belli Olmaz” demektedir.

UYARI !… DİKİM BUDAMASI YAPILMAYAN FİDANLARIN TUTMA ŞANSI AZ OLUP, TUTANLARDAN İSE SIHHATLİ VE VERİMLİ BİR AĞAÇ ELDE EDİLEMEZ.

FİDAN DİKİMİ

Meyve bahçesi tesis edilecek arazide önce yaz aylarında dip kazanla pulluk tabanı kırılmalı daha sonra derin sürüm yapılmalıdır. Kesekleri kırmak, dağıtmak ve araziyi tesviye etmek için sonbaharda tırmık yada diskaro çekilerek toprak hazır hale getirilir.

Fidanların dikim noktaları kazıklarla işaretlenerek en az iki gün önce açılmalıdır. Fidan çukuru açılırken işlenmiş toprak çukurun bir yanına, alttan çıkan toprak ise diğer yanına konur. Çukurun genişliği toprağın işlenme durumuna ve dikilecek fidanın kök gelişmesine bağlıdır. Çukurlar elle veya mekanik olarak açılabilirler. Ancak toprak nemli olmamalı, kolay parçalanabilir olmalıdır. Burgu ile açılan ağır nemli killi topraklarda çukurun içi cam gibi bir yapı oluşturur (bu tabaka) kök dağılımını engellediği için  dikimden önce kırılmalıdır.

Fidanların dik olarak dikilmelerini ve sıraların düzgün olmasını sağlamak amacıyla mutlaka dikim tahtası kullanılmalıdır.

DİKİM TAHTASI

Açılan fidan çukurunun içine biraz üst toprak konulur tümsek yapılır daha sonra  dikim tahtası kazıkları arasına yerleştirilir. Fidan, dikim tahtasının orta çentiğine yerleştirilerek kökler toprağın üzerine yayılır. Fidan dikilirken aşı yeri toprak seviyesinden 5 cm daha yukarıda tutulur. Fidanın aşı noktası hakim rüzgar yönünün ters istikametine bakmalıdır. Fidan çukuru yaklaşık yarısına kadar doldurulduğunda, kökler arasında hava boşlukları kalmaması için toprak hafif hafif ayakla bastırılarak sıkıştırılır. Çukur tamamen dolduktan sonra, küçük bir çanak oluşturulur. Köklerin etrafına toprağın daha iyi yerleşmesi için derhal  bol miktarda “Can Suyu” verilir. Fidanlara can suyu verilmesi çok önemlidir.

Yeni tesis edilen bahçelerde karşılaşılan en büyük sorun, düzensiz sulama ve yabancı ot kontrolünün eksikliğidir. Bu iki hata ilk iki yılda, diğer faktörlerden daha fazla büyüme geriliklerine ve fidan kayıplarına neden olmaktadır.

LÜTFEN FİDAN DİKERKEN ŞU KURALLARA UYALIM!….

  •  Dikimden önce uzun kökler, köklerde dengeyi sağlamak, çukur içinde kıvrılıp, sıkışıklığa neden olmamak için kısaltılmalıdır.
  •  Çukurlar açıldıktan sonra birkaç gün içinde dikim yapılmalıdır.
  •  Meyve fidanı dikilecek çukurlar 75 cm genişlikte, 30 cm derinlikte olmalıdır.
  •  Aşı noktası toprak yüzeyinden 4-5 cm yukarıda kalacak şekilde dikilmelidir.
  •  Dikim sırasında kökler toprakla yakın temasta olmalıdır. Yani ayakla hafif hafif basılarak toprak sıkıştırılmalıdır.
  •  Dikim anında köklerin etrafına yanmış çiftlik gübresi verilebilir. Ancak aşırı uygulama zararlı olabilir.
  •  Dikimden sonra su verilmesi, köklerin gerekli besin elementleri ile daha çabuk temasa geçmelerine yardımcı olur.

Açık köklü ve Tüplü Fidan hakkında bilmeniz gerekenler

Tüplü Fidan Nedir?

Tüplü fidanlar, kökleri toprak içerisinde ve poşetlenmiş şekilde muhafaza edilen fidanlardır.
Yılın her dönemi, 12 ay boyunca toprağıyla birlikte dikilmesi mümkün olan fidan çeşitleridir.
Tüplü fidanların boyları poşetli oldukları için açık köklüye göre kısadır, sonraki dönem aynı boyda olurlar.
Kargo aşamasında ısı farkından dolayı solgun görünebilir, dikiminden sonra canlı ve parlak görünümüne kavuşacaktır.
Bir süre sonra toparlanır ve dikildiği bölgeye uyum sağlar. Bu durum tamamen geçici ve normaldir.


Açık Köklü Fidan Nedir?

Kış dönemi dediğimiz, Ekim başından Mart sonuna kadar olan 6 aylık süreçte dikilebilen fidanlardır.
Açık köklü fidanlar, biraz daha uzun olarak gözlemlenebilir. Ancak bu durum geçicidir.
Bu fidanların nakliyesi biraz daha ekonomiktir ve toplu alımlar için kolaylık sağlar.


Açık Köklü Fidanlar Kargo Aşamasında Kurur Mu?

Açık köklü fidanlar kargo aşamasında zarar görmemesi için özel ilaçlı suya batırılmaktadır.
Kış dönemi uyku durumundaki bitkinin gövdesinden su çekilir ve suya ihtiyacı çok azdır.
Köklerine, nemli ve rutubetli ortamın sağlanması günlerce hayatta kalması için yeterlidir.
Mantar hastalıklarına karşı ilaçlı su takviyesi yeterlidir ve fidan sağlıklı şekilde ulaşmaktadır.


Fidanlarımı Diktim, Ne Zaman Meyve Alabilirim?

Ceviz Fidanlarımız, dikildiği yıl meyve vermeye başlamaktadır.
Meyve Fidanları ve Narenciye Fidanları 2-3 yaş aralığında meyve vermektedir.
Satın aldığınız fidanın açıklamasında meyveli olduğu ve yaşı belirtilmektedir.
Meyvelerinin koparılması, ağacın büyümesi açısından önerilmektedir.
Ağaçların hızlı büyümesi, meyvelerinin toplanması ile doğrudan alakalı olabilmektedir.
Bu nedenle 2-3 yıl meyvelerin dökülmesi, sonrasında meyveye yatırılması tavsiye edilir.


Açık Köklü İle Tüplü Fidan Arasındaki Boy Farkının Sebebi Nedir?

Açık köklü fidanlar tüplüden daha uzun, daha çabuk mu büyüyor gibi sorular aklınıza takılmasın.
Açık köklü fidan ve tüplü fidan bir sonraki yıl ortalama olarak aynı boylara ulaşacaktır.
Bu nedenle açık kök ile tüplü fidan büyüme kriterleri aslında aynıdır.
Açık köklü fidan dikimden sonra tepe budaması yapılıp boyu %40’a kadar kısaltılmaktadır.
Fidan boylarından dolayı açık köklü veya tüplü seçimi yapmak pek doğru olmayacaktır.


Tozlayıcı Ne Anlama Geliyor?

Fidan açıklamalarında tozlayıcı ibaresi varsa, hasat açısından önemli bir durumdur.
Bazı fidanlar çiçek açarken hem erkek hem de dişi olarak çiçek açabilir ve tozlayıcıya gerek duymaz.
Bu fidanlar kendine verilmidir. Kendi başına dikilince bolca meyve verebilecektir.
Tozlayıcı bilgisi verilmişse, bu fidan sadece dişi çiçek açmakta ve kısır demektir.
Bu sebeple tozlayıcı olarak verilen türün de tozlayıcı olarak alınması önerilmektedir.
Fidanlardan her iki şekilde de meyve alırsınız ancak, önerilen tozlayıcı ile dikilirse meyve oranı artar.


Fidanlarımız Neden Sertifikalıdır?

Sertifikalı meyve fidanları Tarım Bakanlığı tarafından verilen belgedir.
Kontrolleri yapılmış, Tohum Tescil Sertifikasyon Genel Müdürlüğünce kayıtlı fidandır.
Gerekli tüm şartların sağlanmış olduğu fidanlara sertifika hakkı verilmektedir.
Fidan üretilen arazilerin toprak kontrolü yapılarak, İl Tarım Müdürlüğünce incelenmektedir.
Kaliteli, hastalıksız, devlet tarafından denetlenmiş fidan dikmek için Sertifikalı fidan temin etmelisiniz.


Fidanlarımız Neden Aşılıdır?

Aşılama, iki bitkinin kaynaştırılarak büyütülme tekniğidir.
Bitkinin üst kısmına gelen yerine kalem, kökünü meydana getiren kısmına ise anaç denir.
İsmine doğru fidan üretimi ve virüs testi için aşılama gerekli bir uygulamadır.
Diğer yollarla çoğaltılmaya çalışılan çeşitlerin önüne geçilmesi aşılama ile mümkündür.
Bazı anaçların özelliklerinden yararlanmak için de aşılama yapılabilmektedir

Yaban Mersini(Blueberry)

Likapa (Yaban mersini) organik maddece zengin ve asitli toprakları sever. Yetiştiricilik için doğal yaşam alanları veya buralara yakın yerler tercih edilmelidir. Likapa, saçak kök miktarı çok fazla olan yüzlek kök yapısına sahip bir bitkidir. Toprak tipine bağlı olarak kökleri 1 metre derine inebilmektedir. Asıl görev yapan kökler toprak tabakasının üstten 25-30 cm’lik kısmında yer alır. Likapa fidanlarının dikiminden en az 6 ay önce bahçe toprağı tahlil ettirilmeli ve pH’nın ayarlanması için gerekiyorsa 6 ay önceden kükürt uygulaması yapılmalıdır. Toprak pH’sı 5.5’in üzerinde ise kükürt uygulaması yapılarak toprak asitliği değiştirilebilir. Kükürt uygulaması ile kireçli toprakları yaban mersini yetiştiriciliğine uygun hale getirmek mümkün değildir. Dikim yapılacak toprağın pH değeri 3.7’den aşağıda ise bu durumda kireçleme tavsiye edilebilir. Yüksek boylu çalı formundaki likapalar için en uygun pH değeri 4.0-5.2 arasındadır ve optimum pH değeri 4.5’tir. Yaban mersini bahçesindeki toprağın pH değerinin yüksek olduğu durumlarda demir ve çinko eksikliği ortaya çıkar ve bu olay, yeni gelişen organları etkileyerek bitkinin gücünün kaybolmasına sebep olur. Dikim, Aralık ve Mesafeler: Bölgede kış soğukları ile muhtemelen don olaylarına bağlı olarak dikim ilkbaharda yapılabilir. Fidanlar fidanlıktaki veya saksıdaki derinlikleri kadar derine dikilmelidir. Derin dikim yapılmamalıdır. Dikim sonrası sıra boyunca 60-120 cm genişliğinde ve 15-20 cm kalınlığında maçlama yapılmalıdır. Likapa yetiştiriciliği yapılan ülkelerde dikim mesafesi sıra üzerinde 100 – 150 cm, sıralar arasında ise 200 – 250 cm olup,bu aralık ve mesafeler 200 ile 300 cm’ye kadar çıkarılabilmektedir. Likapa yetiştirilicinde likapa sıraları arasındaki mesafe 200 cm’den daha az olmamalıdır. Bu mesafe hasat sırasında işçilerin rahat çalışabilmesi için gereklidir. Karadeniz bölgemizde ekilebilir toprak alanlarının az olmasından dolayı likapa fidanlarının sıra üzerine 125 cm ile 150 cm arasında sıra aralarının 200 cm olarak oluşturulması önerilmektedir. Ekilmesi gereken fide sayısı tarla yapısına ve tarlada setlerin oluşma durumuna göre değişiklik göstermekte olup,bu sayı minimum 250 adet Maksimum 350 adet arasında değişiklik göstermektedir.

Gübreleme:

Likapa yetiştiriciliğinden beklenen sonucu almak için sıkça fakat azar azar gübreleme yapılmalıdır. Likapa bitkisi aşırı gübrelemeden zarar görür, hatta ölebilir. Bu konuda en ideali, başlangıçta azar azar gübre vermek ve yetiştiricilikte tecrübe sahibi oldukça kullanılan gübre tipi ile toprak yapısına bağlı olarak gübre miktarını artırmaktır. Yaban mersini, kolay çözünen ve sıvı gübrelere karşı son derece hassastır. Gübreler, bitkinin kök bölgesinde belli bir noktaya yoğunlaşacak şekilde verilmemelidir. Azotu nitrat şeklinde içeren gübreler likapaya asla verilmemelidir. Üre, kükürtle kaplanmış üre ve amonyum sülfat uygun olan gübrelerdir. Likapa fidanları dikilirken açılan dikim çukuruna ticari gübre konulmaz. Dikim sonrası yapılan sulama veya yağan yağmurlarla toprak iyice sıkıştıktan sonra bitki başına %2 oranında magnezyum içeren 12-4-8 gübresinden 30 g. verilir. Üre, organik kaynaklı veya amonyak formunda azot kullanılmalıdır. İlk yıllarda sulamanın fazla yapılması ve drenaj da iyi ise yavaş çözünen azotlu gübreler tercih edilmelidir. Gübre, bitkinin kök kısmından itibaren 60 cm uzağında açılan çiziye verilmelidir. Bu işlem Nisan, Haziran, Eylül ve Ağustos aylarında tekrarlanır. Malçlama amacıyla kullanılan materyaller hem fazla miktarda kullanılmış hem de kalın olarak serilmiş ise bitki başına 30 g. yerine 45 g. gübre verilmelidir. İkinci yıl, bitkinin dip kısmından itibaren 1 m uzakta açılan dairesel çiziye 12-4-8 gübresinden bitki başına 60 g. olacak şekilde gübreleme yapılır. Üçüncü ve daha sonraki yıllarda, bitkinin dip kısmından 120 cm uzakta açılan dairesel çiziye veya bitkilerden 90-120 cm uzakta açılan banda uygulanmak suretiyle, bitki başına 90 g. olacak şekilde gübre verilir.

Sulama:

Verim çağına ulaşmış olan bir yaban mersini bitkisi yıllık olarak 2540 mm suya ihtiyaç duyar. Bu suyun büyük kısmı yağmurlarla karşılanmalıdır. Verime yatmış bir yaban mersini bitkisi mart ayı boyunca yaklaşık olarak 15.3 mm suya ihtiyaç gösterir. Bu suyun sulamalarla veya yağmur suyu ile temin edilmesi gerekir. Yaban mersini’nde iyi bir büyüme ile sürekli verim için büyüme periyodunca toprak neminin uygun seviyede tutulması gerekir ve sulama yapılmalıdır. Su, bahçeye yeni dikilmiş olan yaban mersini fidanlarının canlılığı için son derece kritiktir. Yaban mersini kökleri yüzlek ve çoğunlukla saçak köklerden oluşur. Bitkide kuvvetli bir gelişmenin olabilmesi için dikimi takip eden ilk 2 yıl boyunca haftada 25.4-82.6 mm suya ihtiyaç vardır. Karadeniz Bölgesinde ilk bahçe tesis aşaması olan 1-2 yıl hariç sulama yapılmaksızın likapa yetiştiriciliği yapılabilmektedir.

Budama:

likapalarda budama dikim ile başlar ve her yıl ilkbahar öncesi gözler uyanmadan tekrarlanır.likapalar diğer meyve türlerine göre çok daha az budamaya ihtiyaç duyduklarından budama çok önemlidir. Likapalar, yeni sürgün oluşumu ve bol meyve için budanırlar budama zamanı çiçeklenme periyodu üzerine etkilidir. Sonbaharda budanan likapalar ilkbahar öncesi budananlara göre daha geç çiçek açarlar. Bu durum ilkbahar geç donlarının zarar riskini azaltır. Ancak sonbaharda budananlar aşırı kış soğuklarından zarar görebilir. Budama yapılmayan bitkiler erkenden uyanır ve geç soğuklardan zarar görür. Gözler kabarmaya başlayınca veya çiçeklenme meydana geldiğinde asla budama yapılmaz.

Ilıman ve tropik karakterli iklimlere adapte olmuş çalı formunda bir bitkidir. İngilizce blueberry (billbery) olarak bilinir. Bu bitki ülkemizdeki literatürde Yaban mersini olarak bilinir. Ancak yetiştiği farklı coğrafyalarda farklı adlarla da bilinmektedir. Örneğin; Rize’de Likapa, Trabzon’da Ligarba, Lifos veya Trabzon Üzümü, Rize Pazar ilçesinde Kaskanaka, Rize Ardeşen İlçesinde Çera (Çela), Artvin’de Morsivit veya Mahabak, Giresun’da Çalı Çileği, diğer bölgelerde ise Ayı Üzümü, Çay Üzümü veya Çoban Üzümü. Yaban mersini; 30cm-1 metre arasında boyu olan ve genelde mayıs aylarında çiçek açan bir bitkidir. Güz aylarına doğru olgunlaşır olgunlaştığında meyveleri mavi renklidir. Meyvesinin dışında “yapısında bulunan maddelerden dolayı” puslu bir görüntü mevcuttur. Bu görüntü içeriğindeki yüksek tanenleşmeden dolayıdır. Tarihi Olarak Aslında yaban mersini yüz yıllardır bilinen bir meyvedir 1862 lere kadar uzanan bir literatür geçmişi vardır. Ancak yaban mersininin ünü, 2. dünya savaşı sırasında uçak pilotlarının görme yeteneklerini artırdığının anlaşılmasıyla yayılmıştır. Yaban mersini hakkında 1960 lardan sonra çeşitli laboratuar ve klinik deney araştırmaları yapılmıştır. Yaban mersini bütün bunların sonucunda günümüz modern tıbbının tedavi destekleyici meyveler literatüründe iyi bir yer edinmiştir. Yaban mersini hakkında Osmanlı döneminde de bazı kaynaklara rastlanmaktadır bu kaynaklarda yaban mersininin ticari bir bitki olduğundan bahsedilmektedir.

Etken Maddeleri Nelerdir?

Yaban mersininde diğer bütün şifalı bitkilerden daha fazla oranda anti oksidan madde vardır. Yalnızca bu özelliği dahi yaban mersinin önemli şifalı bitkiler kategorisine sokmaktadır. Genel olarak yaban mersininde; Antosiyanidinler Tanenler Alkoloidler(myrtine, epimyrtine) Fenolik asitler Glikozitler Hangi Rahatsızlıklara iyi gelmektedir Yaban mersini Damarlar üzerinde oldukça etkilidir. Bu durumda yaban mersini, damarla ilgili olan Varis Basur(hemoroid) Romatizmal ağrılar Kan damarlarının tıkanması Damar sertliği Akciğer amfizemi Zayıf kılcal damarların güçlendirilmesi. Artrit(eklem iltihaplanması) rahatsızlıklarının tedavisin de yardımcı faktördür. Diğer yandan yaban mersini gözde olumlu etkileri olan bir besindir. Bu durumda Göz yorgunluğu, Miyopluk, Katarakt, Karasu (Glokom: Göz tansiyonu), Şeker hastalığından kaynaklanan görme bozuklukları (Diyabetik retinopati), Gece körlüğü, gibi rahatsızlıklarda oldukça etkili bir meyvedir. Tavuk karası (retinitis pigmentosa) hastalığının ilerlemesini yavaşlatıcı Gözle ilgili olarak başkaca Gece görüşünü artırıcı, Göz kamaşmasını giderici, Retinayı güçlendirici, olarak ta kullanılabilir. Mide rahatsızlıklarıyla ilgili olarak yaban mersini Bulantıyı baskılayıcı Mide kramplarını önleyici , Ülser önleyici olarak kullanılır Kullanım şekli Likapa taze meyve olarak kullanılabildiği gibi kurutulmuş olarak ta kullanılabilir. Diğer yandan marmeladı da oldukça yaygın olarak tüketilmektedir. Aktarlardan elde edilen genelde kurutulmuş meyveler çay şeklinde demlenip içilebilmektedir. Ayrıca meyve sularına katılan bir kokteyl tamamlayıcı olarak kullanıldığı da sık karşılaşılan bir durumdur. Nasıl Temin Edilebilir? Yaban mersini meyve olarak büyük marketlerde bulunabilir. Kuru olarak ise genellikle aktarlarda satılır. Öğütülmüş toz olarak yine aktarlarda satıldığı gibi. Tabletler şeklinde extratları da bulunmaktadır. Bu şekildeki ürünleri eczanelerden, aktarlardan veya internet üzerinden online satış mağazalarından alabilirsiniz.